27 Ekim 2009 Salı
bir fincan kahve daha..
biraz daha yürüsek fenerbahçe sahilinde, sonra yorulup az otursak, az daha dinlesen saçmalamalarımı, biraz daha susuşumu seyretsen.. biraz politikadan bahsetsek, ekonomiden, afrika'dan, ortadoğu'dan, açlıktan, savaştan, sefaletten.. biraz gözlerimin içine baksan.. biraz daha saçlarımın uçuşunu seyretsen rüzgarda.. birkaç cümle okusan kürk mantolu madonna'dan.. ufka baksak.. birbirimize baktığımızda gözlerimizi kaçırsak.. ben konuşmaya başladığımda, susturmaya çalışsan, konuyu değiştirsen.. ağır gelse yine söylediklerim.. havadan sudan, gülden bülbülden konuşmaya devam etsek.. bir sigara daha yaksan.. bir fincan kahve daha içsek yola düşmeden evvel.. bir kez daha içime aksa gözyaşlarım, senin gideceğinin ayırdına vardığımda.. eskiyi hatırlasam sonra.. belli belirsiz-acılı bir tebessüm donup kalsa dudaklarımda.. şubat'ı ansam ansam, sayıklasam.. özlesem özlesem özlesem.. ve sen yine umursamadığını sandırsan bana.. içimi acıtsan.. razıyım biliyor musun?.. bunlara bile razıyım.. yeterki gelsen.. gelsen.. gelsen.. gel sen.. sen, gelsen.. keşke biraz daha ölmesen..?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)